Biriktirdiklerimiz

Biriktirmek... Aşkları ve ayrılıkları... Dostları ve düşmanları... Yılları, ayları, günleri... Tatilde üzerimize yapışan kum ve kışın başımıza isabet eden kar tanelerini... Biriktirmek... Sanki, hep sahip olacakmışız gibi, hiç yitirmeyecekmişiz gibi...

Biriktirmek... Gemişe dair yaşanmışları ve geleceğe dair yapılan planları... Öyküleri... Hüzünlü bazen ve mutlu sonla bitenleri... Acıyı, kırgınlıkları, hiç bitmeyecekmiş gibi gelen zor anları... Ve umutsuzlukları...

Biriktirmek... Umudu bazen ve mutlu anları... Yüzümüzde beliren gülümsemeyi, saçımıza düşen akları, mendil satan çocuklara -mendil almaksızın- verdiğimiz paraları...

Biriktirmek... Parayı, iyi gün dostlarını ve ihanetleri... Üzerinde memleket resimleri olan kartları, parfüm şişelerini, boş kavanozları... Sinema biletlerini, mutlu günlerde çekilmiş fotoğrafları, sevdiklerimize ait küçük objeleri...

Biriktirmek... Hiç okunmayacak kitapları, giyilmeyecek ayakkabıları, takılmayacak kravatları... Hiç aranmayacak eski sevgililerin telefon numaralarını... Kartvizitleri, posta pullarını, yabancı ülke paralarını ve daha nicelerini hiç gerek yokken...

Ve biriktirmek hayalleri... Gelecek günlerin umut dolu beklentilerini... Bereketi, şükrü, duayı... Her bayram heyecanla beklenen harçlığı, baharda ailece gidilen pikniklerin tatlı anlarını, askerde olan evladın heyecanlı bekleyişini...

Herşeyi ama herşeyi biriktirir ademoğlu... İyiye güzele dair ne varsa ve tabi acıya hüzne mutsuzluğa... Biriktirmek, kaybetme riskini de göze almaktır aynı zamanda. Biriktirirsin önce, saklarsın bir süre belki uzun belki kısa...

Ama ya kaybedersen sonunda?

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !