Birkaç Güzel Dizenin Ardından

Öğrendiklerimin çoğunu dinlediklerimden
Bildiklerimin çoğunu düşündüklerimden
Unuttuklarımın çoğunu yaşadıklarımdan
Yazdıklarımın çoğunu unuttuklarımdan çıkardım
En uzun hep kendime konuştum
Başkalarına hep kısa yazmak istedim
Ne kendim dinledim ne başkaları...
 
Özdemir Asaf

 

Dizeleri okuduğumda tanımlayamadığım bir duygu durumuna geçirdi beni Özdemir Asaf. Tekrar tekrar okudum. Sessiz önce, yoğunlaşarak ve anlamını çözmek istercesine. Sonra yüksek sesle, sanki karşımdaki topluluğa şiir dinletisi sunarmışcasına...

Evet, yalındı dili dizelerin. Basitçe anlatmış anlatmasına da, okuyunca yoğun bir etki bırakıyor. Önce öğrendiklerini düşünüyor insan. Ve öğrenme sürecini. Nasıl? Ne zaman? Kimden?

Ve sonra  unuttuklarını... Düşününce farkediyorsun ne çok şey unuttuğunu. Ve bir o kadarını da  unuttuğunu unuttuğunu... Anımsayabildiğin en eski tarihe gidiyorsun. Soluk fotoğraf kareleri beliriyor zihninde ve yarım cümleler. Sonrasında ise en yakın geçmişine. Düne ve belki bir önceki güne. Esefle farkediyorsun ki, o kısacık geçmişinde bile anımsayamadığın pek çok detay var.

En son olarak, tüm bunlara rağmen yazıyor olmanı düşünüyorsun. Yazma cüreti göstermeni yada nasıl yazabildiğini. Yazdıklarının öğrendiklerinden mi yoksa unuttuklarından mı olduğunu. Düşündükçe sorular sarıyor zihnini. Sorular çoğaldıkça cevaplar daha da güçleşiyor ve bir döngünün içinde buluyorsun kendini...

Ta ki bir dış ses çekip çıkarıncaya değin seni, bu düşünce girdabında debelenip duruyorsun. Ve o an anlıyorsun birkaç güzel dizenin nelere kadir olduğunu...

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !